Meclisi Mebusan Caddesi No:19 Salıpazarı, Beyoğlu/İstanbul (Tramvay Yolu)
obezite ameliyatı

Obezite Ameliyatı

Obezitenin geçmişi çok eski çağlara kadar uzanmaktadır. Bununla beraber genel olarak dünyanın özellikle gelişmiş bölgelerinde sayısı gün geçtikçe artmakta ve beraberinde pek çok hastalığı da getirmektedir. Obezite genç yaşta ölümlere neden olabilen mühim bir sağlık problemidir. Genel manada ise tüketilen ve harcanan enerji arasındaki fark ve bu farkların neden olduğu yağ birikmeleri olarak tanımlanmaktadır.

Obezitenin Nedenleri

Obezite, özellikle fizyolojik hastalıklarla ilişkilendirilmekle birlikte, depresyon ve kaygı gibi psikolojik rahatsızlıklar da sebep olabilmektedir. Bu psikolojik rahatsızlıklara anksiyetenin sebep olduğu kısıtlayıcı, duygusal ve dışsal yeme bozuklarının da eklenmesiyle kilo artışı meydana gelmektedir. Psikolojik etkenlerin yanı sıra genetik yatkınlık, çevre etkisi, besin içerikleri, aşırı kalori alımı da nedenler arasında sayılabilir.

Bunların haricinde pek önemsenmese de bireylerin sosyoekonomik düzeylerinin verdiği rahatlık nedeniyle aşırı tüketim eğilimi ve sahip olunan meslek, fiziksel aktivite düzeyinin az veya sınırlı olması da obezite hastalığının açığa çıkmasında etkili olmaktadır. Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler geleneksel tedavi yöntemleri ve obezite cerrahisi olmak üzere iki ayrılmaktadır.

Obezite Ameliyatı

Obezite rahatsızlığının tedavisinde genel kabul görmüş olan geleneksel metotlardan arzu edilen neticelerin elde edilememesi tıp dilinde bariatrik cerrahi denilen obezite cerrahisinin bir tedavi yöntemi olarak gelişmesine neden olmuştur. Gün geçtikçe de bu uygulamanın tatbikinin sayısının artması, uygulanan hastalardaki başarı oranını arttırmıştır. Özellikle obez ve morbid obez sınıfında bulunan bireylerin diyet, egzersiz ve spor ile ilaç kullanarak etkili bir şekilde kilo kaybetmeleri kolay değildir. Bu nedenle geleneksel metotlar ile kilo vermeye çalışan kişilerde başarısızlık nedeniyle bir takım psikolojik sorunların ve Yo-Yo sendromu gibi kilo alıp veremeye dayalı, hayati tehlikeler de içeren durumların açığa çıkmasına neden olabilmektedir. Bu nedenlerledir ki bilhassa vücut kitle endeksi 35 ve üstü olan obezite hastalarında cerrahi müdahale olan bariatrik cerrahinin uygulanmasına sıklıkla karşılaşılmaktadır. Nitekim bu yöntemin uzun süreli kilo kaybında başarılı olma ihtimali de kanıtlanmıştır.

Obezite ameliyatı ile öncelikli amaç obezitenin sebep olduğu hastalıkların ortadan kaldırılması, verilen kiloların uzun süre korunması ve ideal kilo seviyesine ulaşılarak sağlıklı bir hayat sürülmesidir. Yapılan ameliyatlar sonrası gerçekleştirilen çalışmalara göre cerrahi müdahale sonrası 5 yıllık süreç içerisinde fazla kiloların %50 ila 75 arasında kaybedildiği görülmüştür. Yaklaşık % 15 ila 20’sinde ise bu başarı elde edilmemektedir. Obezite tedavisinde cerrahi metot uygulanmadan evvel dikkat edilmesi gereken hususlar ise kişinin vücut kitle indeksinin bu ameliyat için uygun olmadığı, geleneksel yöntemlerin daha önce denenmiş olması, psikolojik rahatsızlığının bulunmaması ve anestezi altına girebilecek durumda bulunmasıdır.

Obezite Ameliyatı Sonrası Yaşanabilecek Komplikasyonlar

Obezite ameliyatı sonrası yaşanılan çeşitli komplikasyonlar bulunmaktadır. Bunlar arasında,

• Taşikardi

• Huzursuzluk

• Yüksek ateş

• Midede kaçak

• Marjinal Ülser

• İnce bağırsaklarda problemler yaşanması yer almaktadır.

Fiziki sıkıntıların yanı sıra bazı hastalarda depresyon ve anksiyete gibi psikolojik etkilere de rastlanabilmektedir. Bu nedenle ameliyat sonrası hem cerrahi işlemi yapan birimin hem de psikolojik takip önem arz etmektedir.

Obezite Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Obezite Ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenlerin başında beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi üzerine dayanmaktadır. Bu düzenleme 4 aşamadan oluşan bir evredir.

Berrak Sıvı Diyeti: İlk olarak ameliyat sonrası 2 gün süresince berrak sıvı diyeti uygulamasıdır. Bu diyet kapsamında tüketilecek sıvıların belirli ve küçük miktarlarda ve bütün gün boyunca dengeli bir şekilde alınması gerekmektedir. Bu sıvıların başında su gelirken ayrıca taze meyve, yağsız et suyu suları. Tüketilecek sıvıların kafeinsiz, kalorisiz ve şekersiz olması daha uygundur.

Tam Sıvı Diyeti: Bu aşamada sıvı ürünlerin tüketilmesi gerekmektedir. Örneğin süt, yoğurt, süzülmüş çorbalar, sebze suları gibi protein açısından zengin ve taze olmalarına dikkat edilmelidir.

Püre Diyeti: Sıvı diyetinin uygulanmasının akabinde püre diyeti olarak adlandırılan döneme geçilebilir. Hastalar 2 hafta boyunca püre haline getirilmiş yiyecekleri tüketmelidir. Tüketirken yiyeceklerin iyice çiğnenmesine ve yiyeceğin yavaş tüketilmesine dikkat edilmelidir.

Katı Besin Diyeti: Obezite ameliyatı sonrasında son aşama ise katı besin diyeti dönemi olarak adlandırılabilir. Bu dönemde hastanın diyetine göre katı tüketilecek yiyecekler yer almaktadır. Özellikle iyi pişmiş tavuk ve kırmızı et diyet programına eklenmeli ve uyulacak diyetin içeriği diyetisyen tarafından düzenlenmelidir.

4 ana başlıkta topladığımız dönemler arası geçiş süreci hastanın durumuna göre doktor tarafından belirlenmelidir. Kişinin kendisinin tüketeceği besinlere karar vermesi bu süreçte uygun değildir.