Meclisi Mebusan Caddesi No:19 Salıpazarı, Beyoğlu/İstanbul (Tramvay Yolu)
obezite ve diyabet

Obezite Cerrahisi Hakkında Görüş - Soru - Öneri Tüp Mide Ameliyatı

Obezite ve Diyabetin tedavi edilmesi neden çok önemli ve nedir bu Metabolik Sendrom Allah aşkına?

İsterseniz önce Metabolik Sendrom nedir sorusuna cevap vererek başlayalım. Metabolik Sendrom  ciddi kalp hastalığına,damar tıkanıklığına, inme- felce, Tip 2 Diyabet (Şeker Hastalığı)’e, cinsel fonksiyon bozukluğu ve Böbrek Yetmezliği gibi birçok hastalığa yol açma riski yüksek olan bir durumdur. Kabaca vücut sistemlerinin bu hastalıklara karşı açık ve savunmasız hale gelmesi durumudur.

Metabolik Senromun oluşmasını sağlayan 5 adet sağlıksız durum vardır ki bunla

1- Artmış karın yağlanması, namı diğer Santral Obezite ve ya Bildiğimiz kemerimizi bağlamaya engel olan zaman zaman pantolon ve kemerden dışarı sarkan göbek ve iç organ yağlanması. Şunu söylemekte fayda var; Vücudumuzun hiç bir yerinde aşırı biriken yağlar karnımızda biriken yağlar kadar tehlikeli değildir

2- Kan yağlarında özellikle Trigliserid adı verilenlerinde artış

3- HDL adlı kan yağlarının miktarında düşüş (HDL halk arasında “İyi Kolesterol” olarak bilinir.

4- Artmış Kan Basıncı yani Hipertansiyon!

5- Açlık kan şekerinizin yüksek olması.Şimdi gelelim Obezite ve Diyabetin neden mutlaka tedavi edilmesi gerektiğine…

Olayın özeti kısaca şu, istisnalı bazı durumları saymazsak Obezitede kan yağları artar, Karın aşırı yağ birikmesi olur, çoğu zaman vücudun şeker metabolizması hasar görür ve tansiyonun görülmesi de nadir değildir.Diyabette ise açlık kan şekeri artar, hipertansiyon sıkça görülür, kan yağları artar ve özelikle Tip 2 Diyabetin başlangıcı ve hastalığın orta seviyelerinde hastaların çoğu aynı zamanda obezdir. Obezite hastalarına sorduğumuz zaman görüyoruz ki bir çoğu aynı zamanda diyabetik veya en azından neredeyse hepsinde insülin direnci var yani hepsi birer Diyabet adayı.Toparlamak gerekirse Obez veya Diyabetik olup ta Metabolik Sendromda olmayan kimse neredeyse yok gibi. Metabolik sendromun ise üstte bahsettiği kalp krizi, inme, iktidarsızlık, kısırlık, böbrek yetmezliği gibi daha onlarca çok tehlikeli sonucu var.

Özellikle gelişmiş toplumlarda Kalp Damar hastalıkları ilk sırayı almaktadır ve bu tablo tehlikeyi çok daha net anlatmaktadır.Toparlamam gerekirse ilk hedef yanlış beslenme ve hareketsizliği azaltacak insanları doğru gıda alışkanlıklarına ve spora yönlendirecek tedbirler almak olmalıdır, ancak çoktan Obezite- Diyabet- Metabolik Sendrom üçgenine yakalanmış olan hastaların durumu asla göz ardı edilmemelidir çünkü bu hasta grubunun sayısı batı toplumlarında neredeyse toplam yetişkin nüfusunun yarısıdır. Obezite - Diyabet - Metabolik Sendrom kıskacındaki insanların obezitesi veya diyabeti tedavi edildiğinde hayat kalitelerinde çok hızlı bir artış, sosyal hayatlarında hızlı düzelme ve beklenen ömürlerinde ciddi bir uzama olduğu zaten bilinmektedir.Lafı dolandırmaya gerek yok, aldığı tedbirlerle kilo veremeyen veya artmış kan şekerini düzeltemeyen veya insülin kullanmakta olan ancak pankreası halen harap olmamış hasta grubu için günümüzde cerrahi tedavi en etkin ve en ucuz tedavidir. Neden en ucuz tedavi olduğu ise ayrı bir yazı konusudur ki talep gelirse bu konuda ayrı bir makale yazmak isterim

Sağlıklı günler, Op. Dr. Selim Birol 

Not: Polikistik Over Sendromu ve Kadın İnfertilite' si hakkındaki yazılarımızı da okumanızı tavsiye ederiz!

Obezite ve Erkek Cinsel İşlev Bozukluğu, Pekiyi De Ne Alaka, Ne İlişkisi Var Şimdi Bu İkisinin?

Ne alakası var demeyin, Curr Opin Urol  adlı ünlü bilimsel derginin 2017 Eylül 27 (5) : 435-440 sayılı basılacak olan yazısnda da belirtildiği gibi Metabolik Sendrom erkekte;

1- Azalmış Libido

2- Testesteron hormonunda düşme

3- Ve ereksiyon yani sertleşme problemleri yapıyor.

Metabolik Sendromu daha önceki yazılarımda size tanıtmıştım,  tekrar özetlemem gerekirse Açlık Kan Şekerinde yükseklik, Obezite, Artmış Kan Yağları, Yüksek Tansiyon (yani Hpertansiyondan) ‘dan oluşan ciddi, ehlikeli ve riskli sağlık sorunuydu. Metabolik sendromda çok yüksek Kalp Damar Hastalığı ve kalp krizi ve İnme- Felç riski vardı, ama işte bu Metabolik Sendromun riskleri maalesef sadece öldürmüyor aynı zamanda da süründürüyomuş😊Üstte bahsedilen erkek cinsel işlev bozuklukları birçok insanın ve tabi ki hayat arkadaşlarının hayat kalitesini ve mutluluğunu düşürmektedir dersem herhalde kimse itiraz etmez.

Yine ayni ünü Bilimsel Üroloji Dergisinin tavsiyesine göre metabolik sendromun yani kısaca obezite, şeker ve kolesterol yüksekliğinin düzeltilmesiyle Metabolik Sendrom kaynaklı cinsel işlev bozukluklukları geriliyor, hayat kalitesi de hızla artıyor. ( Daha ayrıntı merak edenler için makalenin orjinalinin linki burada :   https://insights.ovid.com/pubmed?pmid=21897258 )Burada şunu belirtmem gerek yazılarımı ilk defa okuyanlar için, ben bildiğiniz üzere üroloji uzmanı değilim ve yazıda bahsettiğim konuda çok da ahkam kesecek değilim ancak devamında vereceğim örneklerde de görüleceği üzere erkeklerde cinsel işlev bozukluğu bazı durumlarda benim alanım olan Obezite ve Metabolik Cerrahi ile çok yakından ilişkilidir.Bakınız, Actas Urol Esp adlı derginin 2017 Haziran sayısında yapılan tespite göre Obezite, Şeker hastalığı, kan yağlarında yükseklik ve hipertansiyonu olan erkek hastalarda testesteron hormonu seviyesinin ciddi olarak düşük olduğu anlatılıyor. Dikkat etiniz mi bu 4 hastalık aslında bizim Metabolik Sendrom dediğimiz durumu oluşturuyor.

( makalenin orjinali: The Patient’s Comorbidity Burden Correlates with the Erectile Dysfunction Severity, link: https://linkinghub.elsevier.com/retrieve/pii/S0210-4806(17)30099-2Düşüyorum da aslında bu konu ne kadar önemli değil mi oysa ki toplumda çok az konuşuluyor ve biliniyor veya sanırım insanlar çekiniyor, görmezlikten geliniyor. Obezite ve Şeker problemi olan hastalarımız ilk önce kalp- damar risklerini, felç-inme riskini ve estetik kaygıları dile getiriyor, oysa erkekte var olan ve obezitenin ortadan kaldırılmasıyla iyileşme ihtimali çok yüksek olan bu işlev bozukluğu sanki yokmuş gibi davranılıyor.Ama hemen enseyi kara-rtmayalım, daha fazla ayrıntıya girmeden şimdi size iyi bir haber vermek istiyorum, Sex Med Rev 2017 Haziran sayısındaki çok büyük sayıda makalenin incelendiği bir araştırmaya göre ( adamlar 187 tane makaleyi tek tek inceleyip verileri taramışlar, biz muta Meta- Analiz diyoruz tıpta):

Bariatrik diğer adıyla Obezite Cerrahisi erkekte ereksiyon yani cinsel işlev bozukluklarını çok ciddi olarak iyileştiriyor yine konunun detaylarını merak edenler şu linkten makaleye ulaşabilir: http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2050052117300380?via%3Dihub Sanırım burada artık bitirmeliyim yoksa herkes okumaktan sıkılacak ama şunu tekrar belirtmek istiyorum, eğer cinsel işlev bozukluğunuz varsa mutlaka zaman kaybetmeden üroloji uzmanına başvurun, eğer obezite ve diyabet ile beraber bir cinsel işlev sorunu yaşıyorsanız o halde bunun tedavisi büyük ihtimalle il önce obezitenin- tip 2 diyabetin tedavisini gerektirecektir olacaktır.

Saygılarımla,

Op. Dr. Selim BirolGenel Cerrahi Uzmanı, Obezite ve Metabolik Cerrahi 

Tip 2 Diyabet Gerçekleri - Facts aboute Type 2 Diabetes

Biliyor musunuz? Amerikan Obezite ve Metabolik Cerrahi Derneği ( ASMBS)’ e göre:

  • Dünyada her 10 sn de 1 kişi Diyabet komplikasyonlarından

  • kaybediliyor!

  • Tip 2 Diyabet hastalarının %90 ı aşırı kilo yani obezite kaynaklı.

  • Metabolik Cerrahi Obezite kaynaklı tip 2 Diyabet hastalarında en etkili tedavidir ve neredeyse her hastada tamamen veya kısmen iyileşme olur. 

Diyabet Cerrahisi hakkında ayrıntılı bilgi;

DÜNYA OBEZİTE MERKEZİ

(kaynak : https://asmbs.org/patients/surgery-for-diabetes)

METNİN ASLI- Did You Know?

Someone in the world dies from complications associated with diabetes every 10 seconds.
Diabetes is one of the top ten leading causes of U.S. deaths.
One out of ten health care dollars is attributed to diabetes.
Diabetics have health expenditures that are 2.3 times higher than non-diabetics.
Approximately 90 percent of type 2 diabetes mellitus (T2DM), the most common form of diabetes, is attributable to excessive body fat.

If current trends continue, T2DM or pre diabetic conditions will strike as many as half of adult Americans by the end of the decade. (according to the United HealthGroup Inc., the largest U.S. health insurer by sales).

The prevalence of diabetes is 8.9 percent for the U.S. population but more than 25 percent among individuals with morbid obesity. Metabolic and bariatric surgery is the most effective treatment for T2DM among individuals who are affected by obesity and may result in remission or improvement in nearly all cases. 

Obezite, Polikistik Over ve İnfertilite

Obezite cerrahisiyle yani Tüp Mide Ameliyatı veya Mide Küçültme Ameliyatıyla aynı zamanda Tip 2 Diyabet, Uyku Apnesi, Yüksek Kolesterol ve Damar Hastalıklarının da tedavi edildiğini artık konuyla ilgilenen neredeyse herkes okudu veya duydu. Bugün size daha az bilinen bir konu hakkında yazmak istedim. Evet ‘’Obezite, Polikistik Over ve İnfertilite yani Kısırlık ilişkisi’‘.   “Polikistik Over Sendromu” kadın kısırlığının en büyük sorumlusu.

Bu hastalıkta en sık bulgular

1- Aşırı tüylenme,

2- Adet düzensizliği,

3- İnfertilite (kısırlık),

4- Yumurtalıklarda kistler.

Buraya kadarki kısmını bayanların çoğu zaten biliyor. Toplumda bilinmeyen kısmı ise Polikistik Overli hastaların yarısının Obez olduğu ve Obezite sorunu yaşayan doğurgan yaştaki kadınların yarısının da Polikistik Over Senromu’ ndan muzdarip olduğudur. Kadın Doğum Hekimlerinin bilimsel makalelerini incelediğimizde aslında kilo vermenin adet düzensizliğini ne derece iyileştirdiğini ve kısırlığı çözme ihtimalini ne derecede arttırdığını görebiliyoruz. Aslında Polikistik Over Hastalığının altında yatan 2 temel sebep Viseral Obezite dediğimiz (iç yağlanma) ve İnsülin Direncidir. Bu iki hastalık Polikistik Over Hastalığına sebep oluyor, Polikistik Over Hastalığı da İnfertiliteye yani kısırlığa. Şu durumda Obezite tedavisinin aslında nelere kadir olduğunu veya tersinden bakarsak Obezite Hastalığının nelere mal olduğunu anlayabiliyoruz. Artık vücut ağırlığının % 10 ‘nu verdiğimizde adet düzensizliklerinden kurtulabileceğimizi biliyoruz.

Obezitenin Polikistik Over Hastalığı vasıtasıyla kısırlığa yol açabileceğini dahası Obezitenin Kısırlık tedavisinde kullanılan yumurtlamayı yani ovülasyonu sağlayıcı ilaçlara karşı direnç oluşturup tedaviyi başarısız kıldığını biliyoruz. Neredeyse Obezite tüm hastalıkların anasıdır desek yeridir şu durumda değil mi?!2019 yılında Journal of Obesity adlı bilimsel dergide güzel bir araştırma mevcut. İlgilenenler “ https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5124647/ “ linkinden makalenin orjinaline ücretsiz ulaşabilirler.Kısaca şunlar anlatılıyor:- Obezite ve İnsülin Direnci Polikistik Over Hastalığına yol açıyor- Polikistik Over Hastalığı ise adet düzensizliği ve kısırlığa- Kadın obezite hastalarının neredeyse yarısında Polikistik Over Hastalığı varken, Polikistik Over hastası olan kadınların yarısı obez.- Obezite cerrahisi geçiren hastaların büyük çoğunluğunda adet düzensizlikleri ve ovülasyon sorunları ameliyat sonrası düzeliyor- Son olarak ise Obezite ne kadar erken yaşta başlar ve ne kadar uzun süre kalırsa Polikistik Over Hastalığının ve kısırlığının iyileşme ihtimali okadar azalıyor.

Op.Dr.Selim Birol

Obezite - Kanser İlişkisi

ÇOK YENİ BİLGİ:  OBEZİTE KANSER YAPAR MI?
OBEZİTE KANSER YAPAR MI?  OBEZİTE – KANSER İLİŞKİSİ

Aslında uzun zamandır obezite ile kanser arasında bir ilişki olduğu hissediliyordu zira obezite hastalarında belli bazı kanser türleri daha sık olarak gözlemleniyordu, ancak altta yatan mekanizma tam olarak anlaşılamadığı için bilim adamlarının sesi çok da yüksek çıkmıyordu. Oysa son zamanlarda yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde Obezite – Kanser ilişkisi yavaş yavaş çözülmeye başlandıkça Tıp dünyası artık daha yüksek sesli uyarılarına başladı.

Evet, artık diyebiliyoruz ki obezite kanser riskini arttırıyor!!! Peki nasıl?

Amerikan Kanser Arşatırmaları Birliği’nin(American Association for Cancer Research) yaptığı ve henüz bu ay yani Eylül 2017 de yayınlanacak olan çok geniş çaplı bir araştırmanın (Meraklıları için: Cancer Prev Res (Phila). 2017 Sep;10(9):494-506.Signals from the Adipose Microenvironment and the Obesity-Cancer Link-A Systematic Review) sonuçlarına göre bu ilişki yavaş yavaş ortaya konmaya başlandı. Bu çalışmada konu ile alakalı 4,641 makale incelenmiş, ki bu makalenin 20 tanesi doğrudan insan üzerinde yapılan klinik araştırmalardır, ve Obezitenin; Meme, Kolon, Yemek Borusu, Rahim, Prostat ve Kulak-Burun-BoğazKanserleriyle olan ilişkisi incelenmiştir.

Ve ne ortaya çıktı biliyor musunuz? Vücuttaki karın yağlanması (Santral Obezite) aynen bir hormon üreten organ gibi bazı maddeler salgılıyor. Bu maddeler (VEGF, IL6, TNFα..vb) ise değişik dokularda kanser oluşmasını tetikleyebiliyor. Daha da ilginci ise bu maddleler cilt altı yağ dokusundan ziyade karın içi yağ dokusundan çok daha fazla salgılanıyor, yani duruma biraz espiri katmak gerekirse Liposuction yaptırarak bu risklerden kurtulamıyoruz!

Son olarak orjinaline:http://ascopubs.org/doi/full/10.1200/JCO.2016.67.4283  linkinden ulaşabileceğiniz “J Clin Oncol. 2016 Dec 10;34(35):4270-4276. Epub 2016 Nov 7. Obesity and Cancer Mechanisms: Tumor Microenvironment and Inflammation.“ adli makaleye göre obezite dolayısıyla oluşan aşırı yağ dokusu kanser oluşumunu arttırdığı gibi ayrıca özellikle Meme ve Dil Kanseri gibi kanser türlerinde tedavi başarısını azaltmaktadır.

Obezite ve Kanser ilişkisini inceleyen bilimsel araştırmalar her geçen gün daha da artmakta ve bu ilişki artık net olarak gözler önüne serilmektedir. Ben yine yeni gelişmeler oldukça sizleri bilgilendirmeye devam edeceğim,

Saygılarımla

Op. Dr. Selim Birol

Bir Beyin Cerrahi hekiminin Obeziteye bakışı

https://tmblr.co/ZEwS7f2PsNhww